Kütahya Müzik Kültürü


*Türkmen, U., “ Home Concervatories-Gezeks, Abstract Cultural Heritages And Their Contributions To Musical Education ” International Conference on Intangible Heritage ” Pico Island-Azores, Portugal , 30 May-01 June 2009 tarihli çalışmasından alınmıştır.

Kütahya Müzik Kültürü

Türkiye’nin Ege Bölgesinde bulunan ve tarihiyle önemli bir konumda yer alan Kütahya, müzik, resim, folklor, heykeltıraş, çini edebiyat ve benzeri birçok alanda yetiştirdiği insanlarla Türk kültürüne büyük hizmetlerde bulunmuştur. Kütahya yöresi insanı tarihin her döneminde kültürel mirasına sahip çıkmıştır “Bireyler gelir gider ama kültür kalır. Kültür bir formdan diğerine geçerek varlığını hep sürdürür. Kültürel miras yoluyla birey sadece kültürünü emme yeteneği ve kültürlenmiş bir kişi olma gizilgücünü alır”(Fichter,2002;139-140). Kütahya halkı da yaşadığı ve yaşattığı kültürel mirasları dolayısıyla kültürlenmiş ve iletişimde bulunduğu birey, grup ve toplumların kültürlenmesinde etkili olmuştur. “Osmanlı şehzadelerinin eğitim gördükleri bir şehir olması, Kütahya’nın sanat zevkinin gelişmesinde ve kültürel birikiminin artmasında etkili olmuştur. Türk müziğinin konservatuvarları sıfatını taşıyan Mevlevihanelerden birinin Hz. Ergun Dergâhı’nın Kütahya’da olması, müzik alanında da Kütahya’nın adının ünlenmesini sağlamıştır. Mevlevi ayinlerinin icrasında kullanılan ney, kudüm, rebap, keman, kanun, halile gibi sazları çalan sanatçılar bu ocakta yetişmiş, şehrin olgun sanat zevki bu ocakta gelişmiştir. Kütahya türkülerinin diğer illerin türkülerinden üstün teknik, olgun zevk ve müzik anlayışı, Mevlevi dergâhlarından yetişen sanatçılar sayesindedir. Kütahya Mevlevihanesinden yetişerek İstanbul Yenikapı Mevlevihanesi Şeyhi olan Ebu Bekir Dede Efendi (1705-1775)nin oğlu Ali Nutki Dede(1762-1804), Abdülbaki Nasır Dede Efendi (1765-1821) ve Abdürrahim Künhi Dede Efendiler (1769-1831) sanatın beşiği olan İstanbul’da ve İmparatorluk sınırlarında üne kavuşmuş büyük sanatçılardır” (Türkmen,2007;9).